Değerlerimizi kaybettik

Değerlerimizi kaybettik

Değerlerimizi kaybettik

Kaybettiğimiz değerlerin yerlerine neleri koyduğumuzun farkında mıyız peki? Çok fazla geçmişe dönmeden yakın zamanda ki kaybettiklerimizi veya kaybetmek üzere olduklarımızı hatırlayalım dedim.

1-Çocuklarımızı kaybediyoruz;

Çocuklarımızı kaybediyoruz hem de gözlerimizin önünde, çocuklarımız evde en çok zamanını anne-babasıyla değil internette oyun oynayarak geçiriyor ve biz de bu duruma sessiz kalıp müsaade ediyoruz maalesef.

2-Eşimizi kaybediyoruz;

Aynı çatı altında ki eşimizle konuşamaz olduk aramızda ki tek ortak konular televizyonlarda ki diziler oldu, artık eşlerimizle konuşmamız için dizinin yorumları vesile oluyor neredeyse.

3-Dost ve Akrabalarımızı kaybediyoruz;

Eş dost akraba ziyaretlerini rafa kaldırdık ya hasta olduğu zaman hastane ziyaretlerinde bir araya geliyoruz veya düğünler ve cenazeler de bir araya geliyoruz. Yüz yüze görüşmelerin yerine de telefonlarımızın mesaj bölümünden hazır mesajlarla kes-kopyala-yapıştır gönder sistemiyle hallediyoruz.

4-Anne-Babamıza olan sevgimizi kaybediyoruz;

Bayramları artık ev ziyaretleri olarak değil 9 günlük kafa dinleme ve tatil yapmaya dönüştürdük. kısa bir telefon konuşması “anne-baba biz tatile çıkıyoruz dönüşte görüşürüz, (kızım torunum) tamam anne dönünce elini öpmeye gelir dııt dııt dııt” aloo aloo  hat  düştü.

5-Trafikte birbirimize olan Saygınlığımızı kaybediyoruz;

Trafikte ister yaya ister araçla gidiyor olalım her durum da biz haklıyız, yakından tartıştığımız zaman ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor, uzaklaştığımız zaman da ya aracımızın kornasını kullanarak tepkimizi gösteriyoruz veya el kol hareketleriyle hakaretler yağdırıyoruz.

6-Meclis sohbetlerinde hoşgörümüzü kaybediyoruz;

İkili veya çoklu meclis toplantıların da fikirleri veya bildiklerimizi tartışmıyor üstün gelmek için hoşgörü dilini eğil de horgörü dilini kullanıyoruz. Karşımızda aynı masada oturup konuştuğumuz kişiyle dahi bağıra-bağıra konuşuyoruz, bedenen birbirimize yakın olsak da gönül olarak birbirimizden uzaklaştığımız için bağırarak konuşmaya çalışıyoruz.

7-Hakkımızı kaybediyoruz;

Resmi bir kuruma gittiğimiz de sanki şartlanmış olarak gidiyoruz “ben haklıyım diğer çalışan herkes haksız” kurum memurları ise ” benim dediklerimi yapmaya mecbur istediğim gibi yönlendirebilirim” mantığıyla iş yapıyor. “İstisnaları her zaman ayrı tutuyorum” oysa ki bugün o memurun karşısında olabiliriz yarın o da bizim kaşımızda olabilirini unutmayalım

8-Zevklerimizi kaybediyoruz;

Toplum olarak futbola ayrı bir hayranlığımız var bu değişmez bir gerçek, lakin hayatımız boyunca belki çok fazla futbol oynamamış veya futbolun kurallarının ne olduğunu bilmemiş olsak da her durumda öncelikle hakeme, ardından rakip futbolcuya, yenildiğimiz takdirde de kendi futbolcumuza ağzımıza gelen hakaretleri sıraladığımız gibi birde o futbolcuya futbol dersi, hakeme de hakemlik dersi verecek kadar da teknik bilgiye sahipmişiz gibi taktikler veririz. ” en çok ağzını bozanlar da maça bedava girenler” bu da ayrı bir garabet.

9- Kendimizi kaybediyoruz;

Sevgili dostlarım kaybettiğimiz her değerler sadece bizlere ait olan unsurlar değil bunların tamamı toplumsal değerlerdir. Değil bu toplum da dünyanın hangi ülkesinde yaşarsak yaşayalım bunlar değişmez kurallardır. Bu kurallara uymanın bir tek şartı var o da Hoşgörümüzü kaybetmeden yaşamak zorunda olduğumuz için birbirimize de SAYGI DUYMAK ZORUNDAYIZ.

Birbirimize HORGÖRÜNMEK istemiyorsak HOŞGÖRÜNMEK ve hoşgörülü olmak zorundayız, Sevgi keyfi olabilir fakat SAYGI zaruridir.

NOT; Kaybedilenler hepimizin kaybettikleridir

28 defa okundu , , kategorisinde, 19 Tem 2019 - 08:48 tarihinde yayınlandı
Yorum Yaz