Silifke’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Silifke’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Silifke’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Silifke’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Kaymakamlık tarafından düzenlenen etkinlikler kapsamında vatandaşlar bir araya geldi.

Silifke Kaymakamı Şevket Cinbir, Silifke Belediye Başkan Vekili Sadık Altunok, AK Parti Silifke İlçe Başkanı Mustafa Çetin, MHP Silifke İlçe Başkanı Levent Noğay, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, resmi daire müdürleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yürüyüş düzenlendi.

İlhan Akgün caddesinde başlayan yürüyüş, Atatürk caddesi üzerinden Göksu parkına  kadar devam etti. Göksu Parkındaki programda da Kur’an-ı Kerim okunup, slayt gösterisi sunuldu. Anıt meydanına konulan 15 Temmuz  Anı defterine ise  anılar yazılarak  akabinde   demokrasi nöbeti tutuldu.

Silifke Kaymakamı Şevket Cinbir, burada yaptığı konuşmada, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü münasebetiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde tüm Türkiye’de gerçekleştirilen etkinliklerin bir parçası olarak Silifke’de gerçekleştirilen bu programa katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz 2016 akşamı Fethullah Gülen Terör Örgütü ve bu örgütün içteki ve dıştaki destekçileri ile birlikte gerçekleştirilmeye çalışılan bir darbe girişimi ile maalesef karşı karşıya kaldık. Ancak Türk Milleti geçmişinden bu güne getirdiği bağımsızlık ve istiklaline düşkünlüğü ile Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanlara, sokaklara koştu ve kendisine doğrultulmuş tankların namlusuna göğsünü siper  etti, tank paletlerinin altına yattı ve bu ülkenin en mahrem kurumlarını bombalayan ve bu kurumlara kurşun sıkan hain terör örgütünün işbirlikçilerine, bu darbe girişimine karşı koydu. Göğsünü siper ederek 250 şehit, 2 bin 193 gazi vermiş bir millet olarak böylesi bir hain darbe girişimini geride bırakmış ve bir destan yaratmıştır. Bu destan tabii ki Türk Milleti’nin 1071’de Anadolu kapılarını aralarken Alparslan silah arkadaşları, 1453’te İstanbul’u feth edip bir çağ kapatıp bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet ve onun silah arkadaşları, Çanakkale’de, Anafartalar’da ”Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” diyen Mustafa Kemal’in bu emrine 3 dakika sonra öleceğini bilerek cepheye koşanların, yine bu memleketi Anadolu’yu kirli çizmeleriyle kirletip, hain hedeflerini gerçekleştirebileceklerini zannedip Kocatepe’de, Dumlupınar’da, Uşak’ta, Denizli’de, Soma’da toprağa gömen ve İzmir’de denize döken, Urfa’yı Şanlı, Maraş’ı Kahraman, Antep’i Gazi yapanların, Sakarya’yı şahlandıranların, ”Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, eğer toprak uğrunda ölen varsa vatandır. ” diyerek Anadolu’nun her bir karışını asil kanlarıyla sulayarak bize vatan yapanların evlatlarının yeniden yazdığı bir destandır 15 Temmuz Destanı.

Bu destan vatan söz konusu olduğunda her şeyinden vazgeçebilen Aziz Türk Milleti’nin evlatlarının yazdığı destandır. Bu destan doğulusuyla, batılısıyla, güneylisiyle, kuzeylisiyle Türkiye halkını kuranlara Türk halkı denir. O halde, ” Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” diyen bir atanın çizdiği yolda ilerleyen Türk insanının yazdığı yeni bir destandır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aslında insanlığın son kalesidir. Adaletin son kalesidir. Dünyadaki mazlumların umudu, zalimlerin korku kaynağıdır. Bu devletin vatandaşları, bu devleti kuran Türk Milleti dünyadaki zalimlerin korkulu rüyası olmuştur. Çünkü bu milletin geçmişinde  zulüm yoktur. Kandan, gözyaşından zenginlik devşirme yoktur.

Bugün burada bulunma gayemiz 15 Temmuz Destanının yıldönümü. Hain darbe girişiminin 2 yıl önce gerçekleştirilmeye çalışıldığı gecedeyiz. Hain darbe girişimini unutturmayacağımızı, unutturmayacağımızı hainliğin ve ihanetin örtülmesine müsade etmeyeceğimizi bu milletin bütün bireyleri olarak bugün toplandığımız bu alanlarda bir kez daha ilan ediyoruz. Bu Göksu Parkı Anıt Meydanı, 2 yıl önce Demokrasi nöbetlerinde çok farklı hatıralara, anılara sahip olmuştur. 15 Temmuz Destanının çok önemli sembolü haline gelmiştir. Türkiye’nin geleceğini ipotek altına almaya çalışanlara lanetimizi, isyanımızı bir kez daha ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız. Hep birlikte bu alçaklığı, bu ihanetliği yapan şer odaklarını, terör örgütü ve onun içteki, dıştaki işbirlikçilerini buradan lanetliyoruz.  Bu milletin istiklaline, istikbaline ve bu milletin vatanına göz dikenlere lanet olsun. Şunu bilsinler ki bu millet Aziz Türk Milleti’dir. Babasını, dedesini şehit vermiş, oğlunu cepheye uğurlarken,” Git oğlum, git, ya gazi ol ya şehit.”  eğer bu vatan kurtarılmadan sağ dönersen eğer bu bayrak iner, bu ezan dinerse sana hakkımı helal etmem diyen anaların olduğu bir milletin evlatları olarak bu lanet ve ihanet şebekelerini bünyemizde arındırmadan, temizlemeden bir daha milletin mahremin, bu milletin istiklaline, istikbaline kast etmemeleri için var gücümüzle çalışmaya devam etmeliyiz. ”

Silifke Belediye Başkan Vekili Sadık Altunok ise konuşmasında, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması kolay olmadı. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, yıkılış dönemlerinde önce işgal güçleri Çanakkale’yi geçmek istediler. Ama Mustafa Kemal önderliğinde bu işgal güçlerine dur dedik. Bu millet bütün yoksulluklara rağmen Ulu Önderin arkasında birleşti ve Kurtuluş Savaşı’nı verdik. Bu Cumhuriyet öyle bir Cumhuriyet ki, öyle sağlam temellere oturmuş bir Cumhuriyet ki elbette ki ilelebet payidar kalacaktır, yıkılmayacaktır. Tabii ki düşmanların ülkemiz üzerine, vatanımız üzerine her zaman emelleri olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Savaşlarla yenemedikleri zaman, başka yöntemler bulmaya çalışmışlardır. Terör de bunlardan birisidir. Ama öyle bir terör ki devletin bütün uzuvlarına sızmak, bütün kurumlarını ele geçirmek ve daha sonra da bu devleti yıkmak ve ele geçirmek üzerine kurulmuş Fethullaçı Terör Örgütü şu ana kadar karşılaştığımız düşmanların en haini en alçağı. 15 Temmuz’da tüm hamlelerini yapmak istediler ama karşılarında top yekün bir Türk Milleti buldular. Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisinde bizleri temsil eden tüm milletvekilleri bombardıman altında kalan meclise koştular ve görevlerinin başına geçtiler. Daha sonra polisiyle, askeriyle, sivil vatandaşlarıyla bütün Türk Milleti sokağa çıktı tankların önüne yattı ve canlarını verdi. kanlarını akıttı ve darbeyi önledi. 15 Temmuz’da dünyaya çok büyük bir de mesaj verdi. Bütün hain güçler de ne yaparlarsa yapsınlar Türk Milleti birlik içerisinde, beraberlik içerisinde tek vücut olarak bu hainliklere cevap verecek ve gerekeni yapacaktır. Biz, hepimiz nefes aldığımız sürece Türkiye Cumhuriyeti’nin bekçileriyiz. Bedeli ne olursa olsun bekçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu devlet yıkılmayacak ve her zaman sonsuza kadar kalacaktır” dedi.

13 defa okundu , , kategorisinde, 17 Tem 2019 - 11:29 tarihinde yayınlandı
Yorum Yaz